Archive for Kasım, 2011

yoga günlüğüm

25 Mayıs 2011

  Yoga matının üzerinde öğrendiklerim:

 Değişimin yolunun zorlayarak, mücadele ederek değil, kabulden geçtiğini… Yaşarken gün içinde bunu unutuyorum, ama matın üzeri hatırlatıyor bana. Beklentilerim, isteklerim ve bedenimin bu beklentilere koyduğu sınırları görmek önceleri şaşırtır hatta karşılanmayınca  sinirlenirdim. Hani istersek olurdu ya, çok mücadele edersek olurdu. Bedenimin saati ne zaman isterse o zaman oluyor. Ve hayatta da ne zaman vadesi dolarsa o zaman oluyor. Annemin sık kullandığı bir söz “Olacaksa gelir şamdan yemenden, olmayacaksa ne gelir elden” Bu bilgiyi hatırlama ve unutma süreci içindede yaşam akıyor…

 

Reklamlar

yoga günlüğüm

14 Kasım 2011

Kendine güven. İlk erkek arkadaşla berabermi gitti kıtalarca uzağa yoksa izi daha eskilerde mi aramalı çocukluk mesela… Bazı şeyler şartlanmış, bazı şeyler şartlanmamış değil, her şey şartlanma…Her şey şartlanma… Bugün atacağım adım bile şartlanmış o yıllarda.

Yoga günlüğüm

4 Kasım 2011

Boynumu ve omuzlarımı bıraktığımda mı korkularım azaldı yoksa korkularım azaldığı içinmi boynumu ve omuzlarimi rahat bırakabiliyorum?

Penceremden yoga’ya bakış

Yoga tahminen günümüzden 2000 yıl kadar önce Patanjali tarafından Yoga Sutra adı ile yazıya geçirilmiş. Yoga Sutralar en eski dillerden biri olan sankrıt dilinde yazılmasından dolayı günümüz dillerindeki kelimeler ile ifade etmek anlam farklılıklarına neden olabiliyor. Deneyimli yoga hocası Godfrey Devereux açık, ahlak kuralları çerçevesiyle sınırlanmamış ve yargısız bir dil kullanarak açıklıyor sutraları, “insan olma durumunun doğasıyla ilgili 96 özlü yoğun ifadedir” diyor ve ekliyor. Bu 96 sözün ilki “yoga şu anda oluyor”  İkincisi;  Yoga “zihnin faaliyetlerini teslim etmektir”

Zihin soyut bir kavram olduğu için biz hatha yogada zihnin görünen hali olan bedenden yola çıkarız.  Böylece Yoga duruşlarını, nefes tekniklerini, meditasyonu bir büyüteç olarak ele alırız ki buradan zihni gözlemleyebilelim. Bu gözlemleme halini, şahit olma durumunu sürdürdükçe düşünceler görünür olmaya başlar.

Ve yoganın faydaları her geçen gün bilimsel olarak da tanınıyor. Çünkü yoga çok önemi bir şey yapıyor sinir sistemimizi dengeliyor.

 Yaşamı devam ettirmemiz için hayati öneme sahip iki ana sinir sistemimiz var. Sempatik ve parasempatik sinir sistemleri. Yoga duruşları parasempatik sinir sistemini uyarır.

Bu iki sinir sisteminin dengede olması sağlıklı, mutlu ve dengeli olmamız şeklinde tanımlanırken, birisi daha aktif olmaya başlarsa dengeler de bozulur.

Sempatik sistem kan akışını hızlandırır, kaslara kan pompalar, kasaları sertleştirir. Bizi uyanık ve tetikte tutar. Heyecan, neşe, yaşam arzusunun artması gibi hayatı anlamlı ve hoş kılan öğeleri yükseltir. Yaşamın tehlikeye girmesi durumlarında faaliyetlerini daha da artırarak hayatta kalabilmemiz için savaş ya da kaç dürtüsünü oluşturur. Kişinin diğerlerinden ayrı olduğu yanılsamasını güçlendirir. Kutuplaştırır, rekabet ettirir, yarıştırır ve rakiplerini geçmek ya da yok etmek için savaştırır. Kısaca sempatik sinir sisteminin amacı canlının yaşamda kalmasını sağlamaktır.

Son zamanlarda hızlanan yaşam, stres ve fobilerin çoğalmasıyla sempatik sistem çok fazla uyarılır ve bunun sonucunda egoda artış, kalp ve damar basıncı yükselişi, bütün organ, salgı bezleri ve hücrelerin koşturmaya başlaması gözlenir, sonuçta Stres ortaya çıkar. Bu durum en nihayetinde yaşam süresinin kısalmasına yol açar.

Yogada ise Parasempatik Sinir Sistemi uyarılır. Yani kan iç organlara hücum eder, kaslar yumuşar ve uzar ki aslında en sağlıklısı da uzun ve yumuşak kastır. Kalbin ritmi sakinleşir.

Yoga duruşları bedeni girebileceği bütün formlara sokarak kasları uyarır, mükemmel bir fiziksel çalışmadır,  hatta iç organlar uyarılır ve kan pompalanır,  hormon sistemi dengelenir.

Bu noktada yoga, meditasyon ve nefes teknikleri koşan sempatik sistemi yavaşlatmada çok büyük önem kazanırlar.

Etiket Bulutu